14 Ekim 2019 Pazartesi

NOHUTLU SEMİZOTU SALATASI VE MİSAFİR SOFRASI


Merhaba ,mutlu haftalar.
Yeni haftaya hafta sonu gelen misafirlerim için kurduğum sofram ve nohutlu semizotu salatası tarifi ile başlamak istedim.Her zaman yaptığım semizotu salatasını bu kez nohutlu denedim çok güzel oldu herkesden tam not aldı.Tarifim 6 kişilik.

Tarife geçmeden önce menü de ne var bir bakalım mı?

Patates püre
Çoban salata
Domates soslu patlıcan kızartma
Nohutlu semizotu

Kırmızı yazılara tıklayarak tariflere ulaşabilirsiniz.

Gelelim salatamıza:




NOHUTLU SEMİZOTU SALATASI


Malzemeler :

1 demet semizotu
250 gr kadar yoğurt
2-3 diş sarımsak
tuz
1,5 su bardağı haşlanmış nohut
1 küçük kuru soğan
3 -4 yemek kaşığı kadar sıvı yağ
1 yemek kaşığı salça
tuz
karabiber
kimyon

Yapılışı:

Semizotlarını yıkayıp kalın saplarından ayırarak temizleyin süzün.Diğer tarafta küçük bir kasede yoğurdu çırpıp ince ince doğranmış sarımsak ve tuzla karıştırın ve bu karışımı semizotuna ekleyip güzelce harmanlayıp servis tabağına alın.
Diğer tarafta bir tava ya da küçük tencerede sıvı yağ (ben zeytinyağ kullandım) kızdırıp küçük küpler halinde  doğranmış kuru soğanları kavurun.Salça katıp eritin ve  haşlanmış nohutları ekleyin.Tuz ,karabiber ve kimyon ilave edip bir kaç dakika karıştırın.Baharatlar için ölçü vermedim damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
Bu nohutlu karışımı da semizotlarının üzerine döküp servis edin.
Afiyetolsun.

30 Eylül 2019 Pazartesi

NANELİ PATATES SALATASI


Hafta sonu yaptığım ve yiyen herkes tarafından beğenilen bir salata tarifim var bu gün.Bildiğimiz patates salatasının farklı bir versiyonu.Temeli üç malzeme ve sos.Bir de dikkat edilmesi gereken kural var.Patatesler soğumadan  ılık iken soslamalısınız  ki sosu çeksin.
Gelelim nasıl yapıldığına:


Malzemeler:

4 adet patates
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı kuru nane
yarım limon suyu
1 çay bardağı zeytinyağ
tuz
pulbiber

Yapılışı:

Patatesleri haşlayıp ,soyun.Bu işlemi sıcakken yaptım.(Patatesi çatala takarsanız bıçak ile hemen kabuklarını soyarsınız eliniz de yanmaz) Soyulmuş patatesleri derin bir kaseye küçük küçük doğrayın.Bir küçük kasede zeytin yağ,limon suyu,nane,tuz karıştırın.Bunların ölçülerini aslında damak tadınıza göre de ayarlayabilirsiniz ben yaklaşık ölçü verdim.Ama sosu bol tutmaya dikkat edin öyle daha güzel oluyor.
Kuru soğanı soyup uzun uzun (piyazlık) doğrayın.Patatese soğanı ekleyip hazırlanmış sosu döküp
güzelce karıştırın.
Sosu biraz çekince pul biber serpip servis edin.

Afiyet olsun.
Tarif için özgeninoltası na teşekkür ederim.





25 Eylül 2019 Çarşamba

RODOS ADASI



Herkese merhaba.
Bodruma gitmişken Türklerin yoğun olarak rağbet ettiği ,tarihi ,plajları ile nam salmış Şövalyeler adası olarak geçen Rodos'a da geçmek istedim.
Eğer Schengen vizeniz varsa Bodrumdan iki buçuk saatlik feribot yolculuğu ile Rodos'a  ulaşmanız mümkün.Bilet fiyatı 40 ero civarı.gidiş dönüş 80 ero tutuyor.Bir kaç firma var sefer yapan.saatlerine günlerine fiyatlarına bakıp ona göre geçebilirsiniz.
Fethiyeden bir buçuk saatte Marmarisden ise bir saatte ulaşılabilirsiniz.
Eğer Schengen vizeniz yoksa yedi günlük verilen kapı vizesi ile de adaya girmeniz mümkün.
Ada da uluslararası bir hava alanı da bulunuyor.




Adada akdeniz iklimi hakim olduğundan  her mevsim gidilir fakat yazın çok sıcak olacağından mayıs haziran ile eylül ekim bence gidilecek en güzel zamanlar.Hem gezebilir hem plajların tadını çıkarabilirsiniz.Bence buraya en az üç dört gün ayırın ki ,hem gezip hem de plajlara uğrayabilirsiniz.
Adanın batısı oldukça rüzgarlı deniz dalgalı fakat doğu kıyıları çok güzel.Deniz dalgasız,tertemiz.
Yalnız kum plaj az,birçok plaj taşlı ve kayalı.Bu yüzden deniz ayakkabısı götürün ki rahat edebi
lesiniz.
Doğuda da çok koy ve kasaba var ben lindosa kadar  gezdim hepsi birbirinden güzel idi.
Gezmek için toplu taşıma kullanabileceğiniz gibi araba da kiralayabilirsiniz.Biz kiralayıp gezdik istediğimiz yerde durup  yüzüp yine devam ettik.

Rodos adası konumu itibari ile çok önemli bir ada.
Dört yüz yıl boyunca Osmanlı himayesinde kalmış adada bir çok Osmanlı tarihi eseri olduğu gibi uzun yıllar da şövalyeler hakim olduğundan onlara ait de çok eser bulunuyor.Daha sonra şövalyeler Maltaya gidiyorlar orada da çok eser bırakıyorlar.
Kale içinden bir kare aşağıda.


Büyük üstadlar sarayı (aşağıda)



Adaya yaklaşınca sizi ilk kale ,surlar (4 km uzunluğunda) -yukarıda- ve Mandraki Limanı karşılıyor.Mandraki limanı eski çağlardaki Rodos Heykelinin (Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul ediliyor) olduğu limandır ve adanın ana limanı olarak geçiyor.Şimdi ise Elefos ve Elafina isimli iki geyik bulunuyor.




Limanın girişinde ise adını denizcilerin koruyucu azizinden alan Aziz Nicholas Kalesi bulunuyor.(yukarıda)

Yine sahilde göreceğiniz Yel Değirmenleri de aşağıda


Ada eski ve yeni şehir diye ikiye ayrılıyor.Limanın arkası kele içi kısmı  Oldcity diye geçen kısım eski şehir.Bunun dışındaki tüm yerler ise yeni şehir.Eski şehire bir çok kapıdan girebilirsiniz.İçeride Şövalyelerden ve Osmanlılardan kalma bir çok tarihi eser var ,alışveriş için bir çok mağaza ,restaurant bulunuyor.Burayı mutlaka gezin.Bunlardan bir kaçı aşağıda.



Hipokrat meydanı (aşağıda)


Süleymaniye Camii


Meryem ana kilisesi kalıntıları.14. yüzyılda yapılmış.


Adada el yapımı sandalet satan bir çok mağaza bulunuyor.


Old town da mutlaka görmeniz gereken yerise Şövalyeler sokağı (aşağıda) Burada Fransız konsolosluğu olarak hizmet veren binayı gezmenizi tavsiye ederim.


Old town da Osmanlılardan kalma kütüphaneler de var. Onlardan biri Hafız Mehmet Ağa Kütüphanesi (aşağıda)





Yine aşağıda sahil boyunca uzanan yolun sonunda bulunan Murat Reis Camii,külliyesi ve mezarlığı var.
Hemen yanı Rodos Casino.Casino önünde ise boyluboyunca uzanan plajlar var.



Rodos merkezi gezmek dışında merkezdeki plajllardan da denize girebilirsiniz.On dakikalık yürüyüşle limandan plajlara ulaşmanız mümkündenize girebilir yemek yiyebilirsiniz.Ben bir gün Meltemi Restaurant Beach dee yedim ,gayet güzeldi hemen önü deniz.
Burdan devam edince bir çok beach karşınıza çıkacak.Bunlardan biri de Ronda beach.Bir gün burada idim,müzikleri de yemekleri de güzeldi.Yine bu koyda bulunan elli beach ,baia beach bunlardan bir kaçı.Baia beach bara da bir gün ayırdım gyros yedim başarılı idi.
Fiyatlara gelince bu koyda bir şemsiye iki şezlong yirmi ero.

Doğu kıyısında merkezden Lindosa direkt inerseniz yol 45 dakika kadar sürer fakat ben uğrayarak geze geze gittim, ilk önce karşınıza Kallithea koyu gelecek.Termal bölge diye de geçiyor.
Plaj ve Restaurant cafe mevcut.



Oasis beach de burada.(aşağıda) Adanın en güzel üçüncü plajı diye geçiyor.




Aşağıya doğru devam edince karşınıza Fallaraki beach ve Anthony Quinn Beach (Aşağıdaki plaj) gelecek.Bir şemsiye iki şezlong on ero.
Anthony Quınn buraya 1960 da film çekmeye geldiğinde bu koyu çok beğenmiş ve satın almış.İsim buradan geliyormuş.



Anthony Quınn Beach in arka tarafı ise Ladıko Beach.(aşağıda)



Biraz daha güneye doğru devam ederseniz uzuun kumsalıyla Afandou koyunu görebilirsiniz.Kolymbiya Beach yine devam ederseniz karşınıza gelecek.Az daha inince Tsampika beach var.Tsampika Manastırını da gezebilirsiniz.





Agathi Beach ,Charaki Beach devam edince karşınıza gelecek.Charaki Beach bir retaurantının bulunduğu sakin oldukça bakir bir koy.

Lindosa inerken bu manzara sizi karşılayacak.
Tepede manastırı, küçük koyu ,beyaz evleri ,şirin sokakları ile Lindos Rodosun en güzel kasabası.






Lindos sokakları 

                                 





                                       
 

                               

Lindos da zeytinyağı ile yapılan bir çok ürünü bulabilirsiniz.Sabun ,krem gibi.Buradaki restauranlarda yemek yiyebilir, denize girebilir, manastıra çıkabilirsiniz.Manastıra turistleri çıkaran eşekler var fakat ara sokaklardan gezerek çıkmak bence daha güzel.
Lindosun diğer tarafında görülmeye bir diğer koy ise  St.Pauls koyu.Mutlaka uğrayın derim.
Aşağıda ise uzun,dalgalı ,rüzgarlı  batı kumsalları .Kumsalın ucunda ise havaalanı bulunuyor.


Rodosda antik kent gezmeyi sevenler için üç adet antik kent bulunuyor.Bunlardan biri merkezdeki tepede.Aşağıda bu kentin stadyumu.
Arabanızla ya da turistik otobüslerle bu tepeye çıkmanız antik kenti görmeniz mümkün.Merkezden bir kaç km.yukarıda.

Gelelim ne yiyelim nerede yiyelim kısmına
Ben merkezdeyeni şehir kısmında Meltemi Taverna beach i sevdim.Tavernalar sokağı denen kısmında da bazı akşamlar yemek yedim.Burası bir çok tavernanın bir arada olduğu oldukça canlı bir kısım.En meşhuru ise Tamam Taverna.Kapısının önü kuyruk.Kuyruğu göze alıp beklerseniz burada yemek yiyebilirsiniz.Ben yemek için iki kez Nikos Tavernaya bir akşam da Thomas Tavernaya
gittim .Steakhouse isterseniz yine bu kısım da bir kaç tane bulabilirsiniz.Bir akşam gittim fakat şu an adını hatırlamıyorum.
Mezelerden caciki ,kabak kızartma,patlıcan salata,peynir saganaki,gyros (pita ekmeği arasında döner.caciki ve patates kızartma da koyup servis ediyorlar),grek salad ayrıca grılled bread (sarımsaklı ekmek) tadın derim.Tabiiki frappe de içmeden adadan dönmeyin.( frappe buzlu kahve)




Adadan ne alalım derseniz ben ilk önce magnet aldım.Ayrıca zeytinyağ,şarap,takı,her yerde bulunan el yapımı sandaletler,zeytinyağ ile yapılmış bakım ürünleri (sabun ,krem vs.) şovalye maskeleri alabilirsiniz.

7 Ağustos 2019 Çarşamba

SOĞUK AYRAN AŞI


İster sıcak ister soğuk olsun har daim sevdiğim çorba.Yaz olduğu için soğuk olarak yaptım .

MALZEMELER

1su bardağı buğday
1/2 su bardağı nohut
3 su bardağı yoğurt
1 yemek kaşığı zeytin yağ
1 tatlı kaşığı kuru nane
taze nane
tuz
soğuk su

YAPILIŞI:

Buğday ve nohut önceden haşlanacak.Yoğurdu bir kaseye alın su katarak çırpın.İstediğiniz kıvama gelene kadar su koyun.Haşlanmış buğday ve nohutu ekleyin.İsteğinize göre ince kıyılmış taze nane ve kuru nane katın.Her ikisi de olmalı ayrı lezzet veriyorlar.Damak zevkinize göre tuz ekleyip zeytin yağ katıp karıştırın.Çorbayı soğuk su ile yapmadıysanız ya da servise kadar ısındıysa buz katabilirsiniz
Tarif 6 kişilikdir
Afiyetolsun.



22 Temmuz 2019 Pazartesi

ÇAM FISTIKLI PAZI


Hafta sonu gelen misafirlerime yaptığım bir tarifle geldim bu gün.Pazıyı her zaman kavururum evde sevilir fakat bu kez çam fıstıklı kapya biberli yaptım bu da güzel oldu.Değişik meze isteyenler mutlaka denemeli.

Pazının tarifinden önce menü de neler var derseniz :

Barbunya pilaki
Peynir / pastırma tabağı
Garnitürlü Enginar
Fava
Taze soğanlı domates salatası
Etli sarma
Kıymalı bohça böreği
Kaşarlı mantar
Sebzeli antrikot
Patates püre




   
FISTIKLI KAPYA BİBERLİ PAZI 

Malzemeler:

3 demet pazı
1 adet kurusoğan
1 adet kapya biber
2 yemek kaşığı çam fıstığı
5-6 yemek kaşığı zeytinyağ
1 adet kesme şeker
1,5 çay kaşığı kadar tuz

Yapılışı:

Fıstıkları iki yemek kaşığı kadar sıvı yağda kavurun.Diğer tarafta zeytin yağını tencere alın.Soğanı küp küp doğrayıp biraz kavurun.İçine küp küp doğranmış biberleri ve fıstıkları atın.
Bir taşım kavrulunca yıkanıp bir parmak kalınlığında doğranmış pazıları ekleyin.Tuz ,şeker katın.Suyunu salıp çekecektir.
(Pişmemişse yarım çay bardağı su ekleyebilirsiniz ki ben koymadım) Daha sonra servis tabağına alıp servis edin.
Afiyetolsun.



19 Temmuz 2019 Cuma

MARMARA ADASI


Marmara adasına yıllar önce gitmiştim..Bu yaz gideyim neler değişmiş göreyim hem de çok kalabalık olmayan bir yerde kafa dinleyerek tatil yapayım dedim.
Ada Marmara denizinin güney batısında ,kapıdağ yarımadası karşısında yer alıyor.Balıkesire bağlı bir adadır.Türkiye'nin ikinci büyük adasıdır.
Adaya ulaşım İstanbul,Tekirdağ ya da Erdekden mümkün.Feribot ya da denizotobüsü ile birkaç firma hizmet vermekte.İstanbul'dan deniz otobüsüyle 2,5 saat,feribotla beş saat  sürüyor. 5 Temmuz 2019 dan itibaren  Erdek den deniz otobüsü ile adaya ulaşmak 45 dakika.
Ben öncesinde Erdek de kaldığım için adaya Erdek den  geçtim.


Ada da bir kaç köy var.Merkez Marmara adıyla geçiyor ,feribot ve deniz otobüsleri buraya yanaşıyor.
Burdan diğer köyler zaten hep yakın.en uzağı yarım saat sürüyor.Çınarlı köyü marmaraya 7 km.
Saraylar ise yarım saat.Feribotlar bazen Çınarlı ya da Saraylara da yanaşıyor sorup ona göre de inebilirsiniz.Yalnız feribot için en az bir saat önceden iskelede sıraya girmeniz gerekir.


Adada da öyle lüks oteller yok eğer lüks otel tatil köyleri isterseniz ada size göre değil.Genelde motel ,pansiyon,apartlar var.Üstteki resim merkezden.Yolun bir kenarı deniz diğer  kenarı ise motel ve pansiyonlar.
Ada sakin huzurlu ,denizi temiz ve az tuzlu.Hangi köye giderseniz gidin deniz kenarında hep pansiyonlar ,
cafeler,restaurantlar var.

Köyleri gezmek isterseniz arabayla gezebileceğiniz gibi köyler arası dolmuşlar çalışıyor dolmuşla da gezebilirsiniz.


Ben Çınarlı köyünde kaldım,merkezi gezdim sadece.Yukarıda Çınarlı köyü meydanından bir fotoğraf.
Köy de hep yıllanmış çınarlar var, köy adını buradan alıyor.Burada da sahilde yürüme yolu var yol kenarı hep cafe ,pansiyon vs.ile dolu.


Çınarlıdan çıkıp merkezi geçip Topağaç köyüne gitmenizi öneririm.Sakin huzurlu bir balıkçı köyü.
Çınarlı ya da merkez kadar turistik değil.
Topağaç köyünden biraz daha ileri giderseniz yolda önce mermer ocaklarını göreceksiniz.Marmara Adası mermerleri ile ünlü.Daha sonra ise Saraylar koyu gelecek karşınıza.Burasıda yine sakin güzel bir koy.Hep pansiyon ve apartlar ile çevrilmiş.
Aşağıda saraylar koyunda bir plaj.


Saraylar koyu girişi aşağıda.
Dağlar hep mermer ocağı.Bu yüzden masadan heykele hatta  yol kenarına kadar her şey burada mermer.


Ada dağlarında bir çok ot yetişmekte.Buradan çeşitli otlar alabilirsiniz.Kekik ,ıhlamur,ısırgan,adaçayı bunlardan bir kaçı.
Adada ayrıca mermercilik ,balıkçılık ,bağcılık ,zeytincilik de yapılmakta.
Zaten köyler arası giderken yol üzerinde hep bağlar ve zeytin bahçeleri göreceksiniz.Saraylara yaklaşınca da mermer ocakları başlar.
Hediyelik olarak alınacaklara gelince ,bu otlardan alabileceğiniz gibi ayrıca takılar var ,tahta süsler var bunları da alabilirsiniz.benim gibi magnet meraklısı iseniz merkezde sahilde  bir dükkanda buldum.Ayrıca zeytin ve zeytinyağı da alabilirsiniz.



Yeme içmeye gelince .Adada deniz ürünleri bol.Deniz kenarındaki restaurantlar da ya da cafelerde  oturup balık, midye vs.yiyebileceğiniz gibi ev yemekleri,mantı,künefe,köfte ,pide,lahmacun vs.bir çok şey yemeniz de  mümkün.
Sakin bir yerde kafa dinleyerek tatil isteyenlere adayı öneririm.

,

2 Temmuz 2019 Salı

ELAZIĞ SEYAHATİ



Elazığ hakkında gitmeden önce hiç bir fikrim yoktu .Gidince baktım ki ne kadar çok gezilecek yeri varmış,ne kadar modernmiş,mutfağı ne kadar genişmiş.
Elazığa İstanbuldan 1,5 saatlik uçuşla ulaşabilirsiniz.Hava alanı şehre yakın on beş dakikada şehir merkezinde oluyorsunuz.Arabayla ya da otobüsle gitmek isterseniz yaklaşık 14 saati göze almanız gerekiyor.
Karasal iklimin hüküm sürdüğü şehirde yazlar sıcak kışlar soğuk geçmektedir.Gerçi Keban barajından sonra iklim biraz yumuşamış.Diğer doğu anadolu illerine göre kışlar daha ılıman geçiyormuş.Ben Haziran başı gittim oldukça sıcak idi.Şehri gezmek için en güzel zaman ilkbahar ve sonbahar bence.Sonbaharda giderseniz bağ bozumuna da katılabilirsiniz zira şehir bağlarla kaplı ve Öküzgözü üzümünün anavatanı burası.
Doğu Anadoluda Yukarı Fırat havzasında yer alan şehirde tarih ,doğa,yemek hepsi var.
Medreseler,camiiler ,türbeler çokca bulunuyor.
Gezmeye Harputtan başladım.Harput merkezden on dakikada varabileceğiniz bir yer şehirden hiç kopmadan yukarıya tırmanarak ulaşıyorsunuz.Harput Kalesi şehri yukarıdan kuşbakışı da izleyebile
ceğiniz bir yer.O devirde (urartular zamanında ) şehirde kuraklık olduğundan harcında su yerine süt kullanıldığı için süt kale de denmektedir.Anti kenti kaleyi gezip buradaki cafe restaurantlarda mola verebilir şehri izleyebilirsiniz.
Aşağıda kaleden bir görünüm.


Yine burada Buzluk mağarasına gidebilirsiniz.Yolu biraz kötü arabayla gidiş bir yere kadar daha sonra kayalara ine çıka ulaşabileceğiniz mağaranın girişi ve  içerisi çook dar.İçeride buz tutmuş kayalar bulunuyor.Kapıya yaklaştığınızda zaten soğuk kendini hissettiriyor.Bu kayalardan başka da birşey yok.
Burada görmeniz gereken bir diğer yer Şefik Gül Kültür Evi.
Bahçesi ayrı içi ayrı güzel.Elazığ evleri nasılmış burayı gezerek görebilirsiniz.Giriş ücretsiz.


Bu bölgede uğrayabileceğiniz bir diğer yer Elazığa özgü el işlerinin yapıldığı ,hediyeliklerin satıldığı,magnetların,yemeni ve bez bebeklerin olduğu El Emeği Göz Nuru Çarşısı .Hediyelikleri buradan alabilirsiniz.


Elazığ bez bebekleri



Buradan çıktıkdan sonra rotamı çevirdim Kurşunlu Camii ve Arap Baba Türbesine.Sonrasın da ise
Ulu camii ve Meryem Ana kilisesini de görebilirsiniz.


Elazığa gelmişken mutlaka görmeniz gereken diğer yerler ise Keban Baraj Gölü (en baştaki fotoğraf) ve buradan akan sulardan oluşan Çır Çır Şelalesi.
Şelalede yemek molası verebilir dinlenip alabalık tadabilirsiniz.
Hazar gölü kenarı ise ayrı bir güzellik.Plaj var yüzebilir ,  kanoyla gezebilirsiniz.
Aşağıda hazar gölü plajı.Fotoğrafa  tıklayarak büyütebilirsiniz.
Yine Elazığ Akeoloji ve Etnografya müzesini de görmelisniz.



Elazığ Öküzgözü üzümünden şarapların üretildiği bir bölge.Bir çok bağ,bağevi var.Buralarda gezebilir şarap alabilirsiniz.
Ben Eski bağlar Şarap evini gezdim.




Yemek konusunda oldukça geniş bir mutfağa sahip Elazığ.Gaziantepden sonra Türkiyenin en geniş mutfağı burada imiş.Merkezde köfteciler çarşısı var.Burada köfte yanında sulu ev yemeklerinden tutun dönere kadar birçok yiyecek mevcut.Harput köftesi ,Harput çorbası (ayran aşı diye bildiğimiz soğuk çorba) ,lobik çorba (lobik denen fasulye gibi bir yiyecekden yapılıyor) ,Küncülü köfte bunlardan bir kaçı.


Kapalı çarşıda gezebilir Harput Kahvesi alabilirsiniz.Sütlü kahve gibi telvesi az bir kahve.Ben beğendim.Orcik dedikleri cevizli sucuk,kuru kayısı ,meyve gibi bir çok ürünü burada bulabilirsiniz. 


Elazığda nerede kalalım derseniz ben Dedeman otelde kaldım.Bu şehirde her bütceye göre otel bulunuyor.Oteller şehir merkezinde yer alıyor.Kaplıca isterseniz bu bölge termal otelleri bakımından da zengin.
Elazığa iki gün ayırmanız yeterli.Bence gidip görülesi bir şehir.Görmeyenlere tavsiye ederim.
Yeni rotalarda görüşmek dileğiyle.....