30 Temmuz 2018 Pazartesi

LİMONATA


Bu sıcak günlerde bizleri serinletecek en güzel içeceklerden biri limonata bence,hele ki ev yapımıysa.Yapımı kolay hem de lezzetli bir tarifim var bu gün.Bizim ev halkının favorisi oldu ,sizin de beğeneceğinizden şüphem yok .

MALZEMELER:

1 adet limon
1 adet portakal
2 litre su
1.,5 su bardağı şeker
1 tatlı kaşığı limontuzu

YAPILIŞI: 

Portakal ve limonu bir gece önceden derin dondurucuya koyun .(derin dondurucu meyvelerin beyaz kısmının acılığını alıyor)Ertesi gün çıkarın on dakika çözülsün .İri parçalara bölüp kabuklarıyla birlikde blendera alın.İçine şeker ve limon tuzu da ekleyin ve çekin.Bu çekilmiş parçaları derin bir kaseye koyun.Üzerine iki litre su dökün.Yaklaşık on dakika bekletin,arada karıştırın.Daha sonra sürahiye süzün ,dolaba kaldırın.
Soğuk limonata hazır.
Afiyet olsun.


10 Temmuz 2018 Salı

Thassos Adası (Taşöz Adası ) Gezim


Thassos (Taşoz ) adası Yunanistanın en kuzeydeki ve onikinci büyük adasıdır.
Kavalanın tam karşısında yer alan adaya ben otobüsle gittim.İstanbul İpsala sınır kapısı üç saat sürdü.Sınır da bekleme süreniz sınır kapısının yoğunluğuna göre değişiyor biz çok beklemedik fazla yoğunluk yoktu ,sonra ver elini Kavala.Kavalaya gelmeden Keramoti Limanından kalkan feribotla yaklaşık 35 dakikada Limenas'a indik.Tüm yolculuk Freeshop alışverişi ,kahvaltı molası ,Kavala kurabiyesi alma molası ve Tekirdağdaki ihtiyaç molası dahil yaklaşık on saat sürdü.
Adaya kendi aracınızla da gidebilirsiniz.Adada ulaşım için otobüs ,dolmuş yok taksi ya da özel araç kullanabilirsiniz.Taksilere de pek güvenmeyin şu saat gel al dediğinizde gelemeyebilirler :(

İlk gün adanın meşhur plaji La Scala Beach'e gittik.Daha sonra Pachis Beach ikinci durağımız oldu.Bu beachler çok güzeldi.Deniz tertemiz ,çalışanlar ilgili ,tesisler güzeldi.Tesislere giriş ücretsiz.
Ada oldukça yeşil.Denizde yüzerken önünüz mavi arkanız yemyeşil.Adanın içinde gezerken zeytin ve çam ağaçları arasında yol alıyorsunuz ve tabii adada mermer ocakları oldukça fazla olduğundan yol boyu mermer bloklar ve mermer ocakları var.
Adanın etrafını araç ile yaklaşık iki ikibuçuk saatte dolaşabilirsiniz.

İkinci günümü Aliki Beachde geçirdim.Burası küçük fakat tertemiz bir koy.Plajın arkasındaki restaurantlarda yemek yiyerek yunan lezzetlerinin tadına varabilirsiniz.Şemsiye iki şezlong 5 ero.
Aliki Beach koyu aşağıda :


Aliki Beach'e giderken yol üzerindeki Giolaya da uğradım.Yolu oldukça zor.Patika yoldan aşağı yaklaşık onbeş dakika iniliyor.Mermer taşlar arasında doğal yollarla oluşmuş bu büyük  delikde atlama ,yüzme molasından sonra çıkış biraz zor geldi yokuş yukarı yine patika yolda yürüyerek çıktık.Ama sonuçda gitmeye değer bir yerdi.
Giola aşağıda :


Bir başka durağım Potos koyu oldu.Sevimli güzel bir koy.
Burada denize girebilir sahil boyunca sıralanan cafe ve restaurantların tadını çıkarabilirsiniz.


Benim sevdiğim diğer bir yer gerek tesisi gerek koyu çok güzel olan  dört yıldızlı Makryammos  Bungalows oldu.Burada da ister bungalovlarda kalabilir isterseniz de günübirlik yararlanabilirsiniz.Günü birlik giriş için kişi başı üç beş ero arası bir ödeme yapmanız gerekiyor.
Yemekleri de çok güzel olan bu tesis mermer beach dediğimiz Marble Beach yolu üzerinde .Orman içinde ve mermer tozları arasında biraz ileri giderseniz Marble Beach karşınıza çıkacak.
Harika bir koy burası .
İsmini mermerden alan bembeyaz bir plajı masmavi denizi renkli şemsiyeleri  ile mutlaka görmenizi istediğim bir plaj .
Marble Beach aşağıda :


Gününüzü geçirebileceğiniz uzun ve muhteşem denizi ile önerebileceğim bir diğer plaj ise Golden Beach.Potosa yaklaşık 1,5 saat mesafede.
Yaklaşık altı km.boyunca ücretsiz denize girebileceğiniz sahili var, sahil boyu cafeler ve de
restaurantların dizildiği ortada yürüme yolu bulunan bu koyda akşam nasıl olacak anlamassınız.
Ben Blue Sea cafede oturdum yemek yedim keyif yaptım.Temiz bir mekan ,çalışanları iyi hizmet ediyor.Arada denize girerek çarşıyı dolaşarak güzel  vakit geçirdim.


Bu koya çok yakın olan Panagia köyü mutlaka görülmesi gereken bir başka yer.Ben Yunan köylerini gezmeyi çok severim.Beyaz evler taş sokaklar arasında kendimi kaybediyorum.Köy meydanında oğlak çevirme , kokoreç ya da incik yiyebilirsiniz.Bal ve zeytin yağı satın alabilirsiniz.
Aşağıda Panagia Köyü.


Köy sokakları arasındaki bir ev




Köyden çıkar 7 km  aşağı inerseniz limana Limenas'a gelirsiniz.
Thassos adasında bir çok koyda hediyelik eşya satın alabileceğiniz yerler var.Marketlerden alışveriş yapabilirsiniz.Potos çarşı ve Limaneria çarşısında da gezebilir alışveriş yapabilirsiniz. Panagia Köyünden yağ ve bal alabilirsiniz.
İlk akşam yemeğimi Limaneris da yedim.Önce çarşıda gezdim sonra sahildeki  tavernalardan birinde yemek yedim.Asterias Taverna idi ismi.Greec salad .cacıki,kabak kızartma ,patates tava ,ahtapot ızgara ,kalamar ve tabii uzo.Yemekler lezzetli ,çalışanlar ilgili idi.Fiyatlar ero kuru sebebiyle biraz yüksek gelebilir ama bence yine de uygundu.



İki gün akşam yemeğimi Potos sahilde dizilmiş tavernalardan birinde yedim.Sardalye ve mezeleri çok güzeldi. 



Bir akşamımı çok sevdiğim Gyros yani yunan dönerine ayırdım.Pita ekmeği içinde döner ,patates kızartması  ,domates ve cacıki var.Yunanistana her gittiğimde mutlaka yerim.


Son gün yemeğim ise Panagia köyündeki oğlak & kuzu cevirmeci oldu.
Muhteşem denizi ,nefis yemekleri  ile güzel bir yunan adasında tatil yapmak isterseniz Thassos
size göre.Adaya en az dört beş gün ayırmanız gerekir .Her gün ayrı bir koyun tadını çıkarabilirsiniz.
Yolunuzu mutlaka Thassos Adasına düşürün.
Sevgilerimle...

21 Haziran 2018 Perşembe

LABNELİ KAKAOLU KEK



Pamuk gibi yumuşacık ve lezzetli bir kek tarifi arayanlar buyurun labneli keke :)

MALZEMELER:

4 adet yumurta
1 su bardağı un
1 su bardağı + 2 yemek kaşığı şeker
1 kutu labne (200 gr.) (tuzsuz yeşil kutu)
1 paket kabartmatozu
1 çay kaşığı karbonat
2 yemek kaşığı kakao

Üzeri için çikolata sos

YAPILIŞI:

Yumurtaların beyaz ve sarısını ayırın,ayrı ayrı kaselere koyun.Yumurta beyazlarına bir fiske tuz atıp çırparak kar haline  getirin.Bu bir kenarda beklesin.Diğer taraftaki yumurta sarılarına şeker katıp çırpın.Daha sonra labne koyup yine çırpın.Üzerine un , kakao,kabartmatozu,karbonat ekleyip tekrar çırpın.Biraz katı olacak merak etmeyin daha sonra kıvama gelecek.Bu yumurta sarılı karışıma kenarda bekleyen yumurta beyazlarının üçte birini ekleyip çırpın.Daha sonra kalanını ekleyip spatula ile yavaş yavaş karıştırın.Margarin ile yağlanmış kek kalıbına keki dökün.170 derecedeki fırında pişmeye bırakın.Yaklaşık 35-40 dakikada pişer.Bıçak batırdığınızda bıçak temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.Pişen keki kenara alın.
Ben üzeri için hazır çikolata sos kullandım.Bir paketin 3/1 ini 1 su bardağı süt ile pişirdim.
Ilınan keke çikolata sos döküp servis yapın.Afiyetolsun.



6 Haziran 2018 Çarşamba

SİVAS GEZİSİ


Herkese merhaba.
Bu gün uzun zamandır merak ettiğim sonunda gezip gördüğüm Sivas'ı anlatmak istiyorum size.
Sivas İç Anadolu bölgesinde yer alıp Türkiye'nin yüz ölçümü bakımından Konya dan sonra ikinci büyük şehri.
Sabiha Gökçen Hava Limanından tam bir saatlik uçuşla Sivas Nuri Demirağ Hava Limanına iniyorsunuz.Arabanız yoksa isterseniz havaşın isterseniz belediyenin otobüsü isterseniz de  taksi ile şehre geçebilirsiniz.Belediye otobüsü 5 Tl. Araç kiralamanız da mümkün.Hava limanı merkeze yarım saat uzaklıkta.

Şehrin merkezi Cumhuriyet Meydanına gelince Valilik ,Jandarma,Kongre Binasını ,Atatürk Anıtı anıtın sağında ordu evini solunda Truzim danışma merkezini karşısında Buruciye Medresisini,Çifte
Minareli Medresiyi,Şifaiye Medresesini görmemeniz mümkün.Hepsi meydan çevresinde toplanmış.

Şehre inince ilk iş kahvaltı için  Taşhanı seçtik.(Üstteki Fotoğraf)
Taşhan Cumhuriyet Meydanından Atatürk Caddesine girince sağda yürüyerek  ulaşabileceğiniz  iki katlı dikdörtgen planlı bir han.
Taşhanın karşısındaki fırından kazan simidi alıp bizim gibi Taşhanda çayla tadabilirsiniz.Biraz tuzsuz bir simit.Taşhanın içerisinde cafeler var  , bavul ,hediyelik eşya gibi şeylerin satıldığı mağazalar  yer 
almakda.

Sivas meydandaki Kongre binasını gezmenizi tavsiye ederim.Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi binasını gezmeniz yarım saati geçmez, giriş ücretsiz.


Karşıda Çifte Minareli Medrese ve Şifaiye Medresesi var .
Çifte Minareli Medrese 1271 yılında İlhanlılar veziri Şemsettin Cüveyni tarafından yapılmış.
Günümüze ulaşan Anadolunun en yüksek taç kapısına sahiptir.Kapının üzerindeki çifte minareler çini kaplıdır.Günümüze sadece kapısı ve minareler ayakta kalmıştır..
Karşısındaki Şifaiye Medresesi ise 1217/18 de 1.İzzettin Keykavus tarafından yapılmıştır.İçerisinde hediyelik eşya satıcıları var.Magnet dışında Sivasın bıçağı meşhurmuş  burada bulmanız mümkün,
az ileride havuz var.Hemen yanında Buruciye Medresesi yer almakta.Buruciye Medresesinin içinde çay ocağı var oturup bişeyler içerek mola vermeniz mümkün.Tabii Ramazanda gitmediyseniz.
Ramazanda Sivas da bir çok yer kapalı.

Altta Çifte Minareli Medrese


Buruciye Medresesi kapısı


Meydandan Atatürk Caddesine girince ilk sol sokakda Madımak olaylarının olduğu Madımak  Otelini görebilirsiniz.
Şimdi Sivas Bilim Kültür Müzesi.
Atatürk Caddesinden devam ederseniz tabelalar görebilirsiniz Ulucamii  ,Gök Medrese diye,o yola sapınca önce Tarihi Kurşunlu Hamamını görürsünüz.Az ileride yol ortasında Güdük Minare biraz daha gidince Ulu Camii caminin karşı sokağına girince de Gök  Medrese sizi karşılayacaktır.
Altta Güdük Minare





Sivasda görmenizi istediğim bir diğer yer Paşabahçe Mesire Alanı.Merkeze on dakika mesafede.
Mesire alanının içine Yeni Zelandada ki Hobbit Evler örnek alınarak yamaç evleri yapılmış.Bir kısmı bitmiş bir kısmı yapılmakda.


Sivas merkezi bir günde rahatca gezmeniz mümkün.İlçelerinden en meşhuru Divriği.Divriği Ulu Camii Unesco Dünya Mirasları Listesinde fakat restorasyon çalışmaları devam ettiği için bu ilçeye gitmedim.Gürün de Malatyaya daha yakın diye onu sonraya sakladım.
Sivasın Kangal ilçesi köpekleriyle ve balıklı kaplıcası ile meşhurdur.Yarım günümü oraya ayırdım.
Sivas otogardan kalkan dolmuşlarla on tl karşılığı Kangal ilçesine gidebilirsiniz.Yol yaklaşık bir saat sürüyor.İlçeye girmeden solda Kangal Kalesini görmeniz mümkün.Bir kaç yıl önce tepeye  yapılmış bir kale .Kaleye çıkıp manzara seyredebilir ,içini gezip Kangal ilçesi şehitlerini görebilirsiniz.



Yine yol üstünde ilçeye girmeden Kangal Köpek Çiftiğini de gezebilirsiniz.Giriş ücretsiz.


İlçe merkezinden 13 km uzaklıkda bulunan Balıklı Göl  ilçede ki üçüncü durağım oldu.Sedef ,egzama gibi hastalıklara bu balıklar iyi geliyor.İster keyif için ister tedavi amaçlı kaplıcadan yararlanmanız mümkün.Oda, kahvaltı ve havuz dahil günlük 150 tl.ye yararlanabilirsiniz.


Sivas deyince akla gelen bir başka ilçe Zara.
Merkeze bir saat mesafede .Merkezden kalkan dolmuşlarla oniki tl ye ulaşmanız mümkün.Zaraya girmeden solda Tödürge Gölünü görüp ,göl kenarındaki mekanlarda yemek molası verebilirsiniz.
Zara Sivas arasındaki bir başka yer ise Hafik.Hafik sakin sessiz küçük bir yerleşim yeri.Hafik gölü merkeze 3 km.mesafede bulunuyor.Tabelaları izleyerek göl kenarına gittiğinizde sosyal tesisler sizi karşılıyor.Burada yemek ve  içme imkanınız var .İsterseniz deniz bisikleti ile de gezip göl keyfi yapabilirsiniz.
Altta Hafik Gölü


Türkler Anadoluya geldiklerinde zorluk çekmesinler diye Hoca Ahmet Yesevinin erenleri Anadoluya gelmiş yerleşeceklere yardımcı olmuş.Bu sebeple İlçeye girince tam karşınızda Ahmey Yesevinin heykelini görebilirsiniz.




Sivasda ne yenir ne içilir diye sorarsanız Mutlaka Sivas döneri ,köftesi ,güveci tadın.Şehrin iki ana caddesinde (Atatürk caddesi ve İstasyon caddesi ) bir çok restaurant ,cafe ,pastane, fast food  mekanı bulabilirsiniz.Ben İstasyon caddesini öneririm hem seçenek çok hem daha canlı.Bir çok marka mağazalar da burada.


Köfte için en meşhur yer Kirli Ahmet.İstasyon caddesi üzerindeki mekanında yedim ben köfteyi.Yanında soğan ,acılı ezme ,haydari de ikram olarak geliyor.Porsiyonu yirmi tl.
Döner için  Miss kebap meşhurdur.
Döner oldukça bol porsiyonu yirmi tl.


Sivas Atatürk Caddesine girince kime sorsanız Çerkezin Kahvesini gösterir.Buranın kahvesi meşhur
muş biz de kahvemizi burada içtik.Gerek dekorasyon gerek kahve gerekse hizmet güzeldi.
Yanında su ve lokumla geliyor.


Sivasda etli ekmek de yiyebilir sabahları kelle paça içebilirsiniz.
Bol yemeli ve gezmeli bir programı da sonlandırdım.Yeni rotalarda görüşmek üzere.....

23 Mayıs 2018 Çarşamba

GÜLLAÇ


Ramazan geldi mi akıllara Güllaç gelir.Bizde de çok sevilen bir tatlıdır.Ben gül suyu koymam sevmiyorum sevenler bir yemek kaşığı süte ekleyebilir.

MALZEMELER:

7 yaprak güllaç
1,5 lt  süt
2,5 su bardağı şeker
2 çay bardağı ceviz içi

YAPILIŞI:

Sütü tencereye alıp şekeri katın kaynatın,şeker eriyince bir kaç dakika daha kaynatıp altını kapatın.(arzu eden süte gül suyu ekleyebilir) Sütü biraz bekletin ,çok kaynar olmasın ama sıcağa yakın olsun .
Ben büyük boy borcam da yaptım.Borcama bir kepçe süt dökün,güllaç yaprağı koyun her tarafını ıslayın yine bir kepçe süt dökün güllaç koyun aynı işlemi güllaç bitene kadar yapın.Kalan sütü en üste gezdirin iyice yapraklar ıslansın.Biraz soğuyunca ceviz içi ,fındık ,toz fıstık ,nar tanesi ya da vişne ile süsleyip dolaba kaldırın.(ortasına az yemiş serpebilirsiniz ,yemişleri araya koyarsak sütü karartıyor üstüne serpmenizi öneririm.)
Afiyetolsun.


15 Mayıs 2018 Salı

ÇİKOLATALI PUDINGLİ KEK


Akşam çayının yanına güzel oldu.Yapımı kolay ve lezzetli .

MALZEMELER:

2 adet yumurta
1 su bardağından bir parmak eksik toz şeker
1/2 su bardağı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullandım )
1/2 su bardağı yoğurt (yoksa sütte olur)
1 paket toz bitter çikolatalı pudıng
1/2 su bardağı damla çikolata
1 paket kabartma tozu
1,5 - 2 su bardağı un

YAPILIŞI:

Yumurtaları derin bir kaseye kırıp çırpın.Şekeri katıp tekrar çırpın.Yağ ,yoğurt ekleyip çırpmaya devam edin.Toz puding ,un ve kabartmatozu katın (Unu azar azar ekleyin) yine çırpın.en son damla çikolatayı katıp tahta kaşıkla karıştırıp karışımı margarinle yağladığınız kek kalıbına alın.
170 dereceki fırında pişmeye bıkarın.Yaklaşık 35 dakikada pişer.Bıçak batırdığınızda bıçak temiz çıkıyor kek bulaşmıyorsa pişmiş demektir.
Afiyetolsun.



10 Mayıs 2018 Perşembe

GİRİT GEZİM


Yeni bir seyahat programıyla herkese merhaba.
Akdeniz ile Egenin birleştiği yerde Yunanistanın en büyük adası Giritteydim.Girit uzun zamandır merak ettiğim ,görmek istediğim bir ada idi.Bu yazımda sizinle Giritte neler yapılır ,nereler gezilir ,neler yenir bunları paylaşmak istiyorum
Adaya gitmek için en uygun zamanlar Mayıs ve Ekim ayları arası.Ben de sıcaklar basmadan Mayıs başı gideyim dedim.Henüz ada turist akınına da uğramamıştı rahat rahat gezip tadını çıkardım.
En kalabalık ve sıcak zamanlar Temmuz ,Ağustos ayları ,bu aylar pek tavsiye edilmiyor.
İstanbul Atatürk Havaalanından  Girit  direkt uçuşla bir saat sürdü.Yunan havayolu şirketi Aegean air ile uçtum.Ayrıca İstanbuldan Atinaya gidip oradan da adaya uçabilirsiniz ya da Pire ,Rodos,Santorini
den de feribotla geçebilirsiniz.
Giritte kaç gün kalalım derseniz ben gezmek için dört tam gün ayırdım ,dolu dolu bir çok şehrini gezdim,ama denize de gireyim diyorsanız bir kaç gün daha eklemeniz gerekebilir..Denizi çok güzel tertemiz , adada her yerden denize girilebilirsiniz ,çok  güzel tesisler, plajlar var.
Girit Minos uygarlığına ev sahipliği yapmış, adada Avrupanın en  eski tarihi kalıntıları bulunmuş.
Knossos Sarayı bunların en önemlisi.Girit uzun süre İtalyan,uzun süre de Osmanlılar hakimiyetinde kalmış.Osmanlılar adayı almak için yirmibiryıl uğraşmışlar.Dolayısıyla bir çok yerde Osmanlı ve İtalyan izleri görebilirsiniz.
Tarihi kalıntılar ve plajlar dışında Yunan Mutfağıda adaya gitmeniz için bir sebep olabilir.Her yer zeytin ağaçları ile kaplı ,zeytinyağları çok güzel.
Ada da üç tane hava limanı var.Ben Heraklıon hava limanına indim,adayı gezmeye buradan başladım.
Heraklionun diğer adı Kandiye .Burada Arkeoloji Müzesini gezmenizi tavsiye ederim.Yaklaşık iki saat ayırabilirsiniz.(giriş 10 ero) Müzenin solunda az ilerinden sokağa girince alışveriş dükkanları butikleri görürsünüz doğru devam edin aslanlı çeşmenin olduğu meydana çıkacaksınız.(Morosini çeşmesi )Adanın ünlü cafesi Kipkop Cafe burada.
Burada Bougatsa (içi muhallebili üzeri tarçınlı bir tatlı ,bizdeki laz böreğine benziyor) tadabilir Yunanistanın Frappesini içebilirsiniz.
Cafenin köşeden sağa dönünce yine çarşı içinden (bizdeki mısır çarşısı gibi.Birçok lokumcu, baklavacı, hediyelik eşyacı var )geçerek Osmanlılardan ve Romalılardan kalma iki çeşmeyi yan yana göreceksiniz.






Agios Minas Katedrali ,Agios Titos Kilisesi de yine görülecek yerlerden.


Arslanlı meydandan sahile doğru giderseniz yine bir çok  hediyelik eşya satıcılarını gezerek sahile inebilirsiniz.Sahilde Venedik Kalesini görebilirsiniz ,bir çok restaurant bulabilirsiniz.
Herakliona gelmişken yaklaşık 8 km . uzakdaki Knossos Sarayı benim gibi tarih , arkeoloji sevenler için mutlaka görülmeli.Burada Minos uygarlığına ait kalıntıları gezebilirsiniz.


Giritin şehirlerinden biri olan Elounda  ikinci durağım oldu .Herakliona yaklaşık bir saat mesafede.
Önce burada Plaka semtini gezdim .Plaj ve cafeler var.Adanın en güzel balık restaurantları burada.
Daha sonra sahilden tekne ile 25 dakikada Spinalonga adasına geçtim.Bu adada yıllar boyu cüzzamlılar yaşamış.Ada cüzzamlılar adası olarak biliniyor.Onlara ait yaşam alanlarını gezebiliyorsunuz.Bir de içeride küçük bir müze var .Adanın etrafını tam tur atarak yaklaşık bir saatte yürüyerek dolaşabilirsiniz.Adaya girişte küçük bir cafe ve market var burada mola verebilirsiniz.
Aşağıda uzakdan Spinalonga adası :


Spinalonga adası içi aşağıda :



Eloundadan kısa bir yolculuk sonrası  Agios Nikolaos şehrine geldim..Burada deniz dar bir boğazdan içeri girmiş göl gibi bir görüntü oluşturmuş,etrafı cafe ,  restaurant dolmuş.
Aşağıda bu gölden bir görüntü :


Agios Nikolasdan çok az daha gidip Lera petra (Yerapetra ) yı da gezebilirsiniz.Uzun sahilinde yine alışveriş dükkanları ve cefeler var.Ben biraz sahilde yürüyüp dondurma molası verdim.Yunanistanda dondurma yemenizi tavsiye ederim çok güzel dondurmaları var.



Ünlü ressam El Greco  ,asıl adı Domenikos Theotokopulos Giritte Fodele köyünde doğmuş,daha sonra Venediğe gitmiş.İtalyanlar ona Yunanlı anlamına gelen El Greco ismini vermiş.Doğduğu köy Fodele de küçük bir müzesi var 2 ero karşılığı gezebilirsiniz.Köy portakal ağaçları ile kaplı.Hediyelik eşya ,reçel satıcıları var.Köye gezmek için yaklaşık bir saat ayırmanız yeterli.
Aşağıda El Greco müzesi girişi :


Hanya (Chania )bir diğer önemli Girit şehri.Burada uzun zaman Venedikliler yaşamış.Şehrin dar sokakları ,eski Venedik evleri ,çeşmeleri ile kendine has bir yapısı var.
Hanyada dar sokaklarda taş evler arasında gezebilir alışveriş yapabilir ,sahilde bulunan cafelerde restaurantlarda oturup deniz fenerine karşı keyif yapabilirsiniz.
Bu arada şehirdeki bizdeki kapalı çarşı tarzı çarşıyı da gezmeyi unutmayın derim
Aşağıda Hanyada  bir dönem kilise bir dönem camii olarak kullanılan Aghios Nikolaos Kilisesi bir köşesinde çan kulesi bir köşesinde camii minaresi ile değişik bir görüntü oluşturmuş.


Heraklıondan yaklaşık bir buçuk saat uzaklıkdaki Resmo (Rethymno ) da görülmesi gereken bir diğer şehir.
Eski şehire surların içine açılan kapıdan girerek ulaşabilir hediyelik eşyacıları, cafeleri görerek sahile inebilirsiniz.Uzun, palmiyelerle kaplı sahili ,sahil boyunca uzanan cafeleri ve restaurantları görmelisiniz.
Resmo sahili :


Benim sevdiğim uzun zaman ayırıp gezdiğim bir diğer şehir ise Hersonıssos  şehri.Heraklıona yarım saat mesafede.Çarşı içinde gezebileceğiniz gibi bir alt caddedeye geçip sahil kısmınnı da gezebilir
siniz.
Alışveriş yapabilir, cafelerde oturabilirsiniz.Yolun sonundaki kilisenin olduğu tepeye çıkıp koyu tepeden izleme imkanını kaçırmayın derim.Tam yolun sonunda kiliseye çıkmadan turistik trenin kalkdığı istasyon var.Yaklaşık bir saat kırk dakika 13 ero karşılığı şehir turu atmanızı tavsiye ederim.
Şehrin plajlarını ,otellerini görebilir ,zeytin ağaçları arasında gezinti yapıp Hersonıssosun tadını çıkarabilirsiniz.
Kiliseye çıkmadan  yol sola döner orada da güzel bir koy var.Ben bu koyda kahve molamı verdim.Cafeler bitince plajlar başlıyor.Aşağıda Hersonissos şehrindeki bu koydan bir görüntü:



Gelelim Giritte ne yenir ne içilir kısmına .
Yunanistanda nereye gidersem gideyim mutlaka Frappe içerim ,dondurma yerim.Heraklionda meşhur Kipkop Cafede Bougatsa tadıp kahvenizi içmenizi öneririm.Bizdeki laz böreği benzeri ,üzeri tarçınlı bir tatlı.



Yine Girite gitmişken Greek salad ve Dakos yemeden dönülmezdi.Dakos Giritin meşhur salatası.
Bizdeki kanepe benzeri bir salata ,kızarmış ekmek dilimi üzerine domates ve peynir konulup bol zeytinyağı dökülerek yapılıyor.Adada zeytinyağlar çok güzel satın alabileceğiniz bir çok mağaza ,market var.Litresi 10 ero civarı.


Çeşitli ege otlarını Giritte bulabilirsiniz.


Caciki ise bizdeki kuru cacık.Yunanlıların yoğurdu daima süzme yoğurt olduğu için daha kıvamlı olmuş.Lezzeti muhteşem ,her öğün yiyebilirsiniz.


Altta kuzu çevirme :


Peynir saganaki Yunanistanda masamızda olmazsa olmazımız


Kabak kızartma


Ballı lokma tatlısı gerçekten çok güzeldi .





Giritin kendine has rakısı var adı uzo değil  Raki.Yunanistandaki uzodan daha acı, sert bir tadı var.
Girite gitmişken tadabilirsiniz.
Gittiğiniz bir çok restaurantta ikram olarak getiriyorlar sek olarak shot bardağında sunuluyor.


Yunanistan döneri olarak bildiğimiz gyros burada da var.Bir öğünde buna ayırdım .Pita ekmeği içine döner (tercihe göre et ,domuz, tavuk çeşitleri var ) ,caciki ve patates kızartması konulup kulah gibi sarılarak yapılıyor ,gerçekten lezzetli idi.


Bunların dışında adadan peynir çeşitleri ,adanın iç kısımlarından şarap alabilirsiniz.Salyangoz tadabilirsiniz.Kızartma ya da zeytinyağlı çeşitleri var.


Girite gitmişken Santoriniye de geçebilirsiniz.Girit ,Santoriniye feribotla bir buçuk saat mesafede, ister günübirlik ister bir kaç gün kalmalı gidebilirsiniz.Her gün karşılıklı seferler mevcut.
Yeni rotalarda görüşmek dileğiyle bu günlük benden bu kadar ...